Küresel güçler hâkimiyetlerini askerî, iktisadî ve politik yollarla, hegemonyalarını eğitim ve kültür üzerinden yaygınlaştırıyorlar.
Batı dünyası eğitim konusunda öylesine ısrarlı ki, geleneksel öğretim kurumlarının varlığını korumaya devam ettiği ülkeleri açık bir biçimde baskı altında tutmaktadır.
Suudi Arabistan, Moritanya, Sudan, Yemen, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde medreselerin lağvedilip yerlerini modern eğitim kurumlarına veya hiç değilse ilahiyat fakültelerine bırakmaları için hükümetler sıkıştırılıyor.
Medreseler konusunda kuvvetli dirençlerin olduğu yerlerde bazen açıktan hava saldırıları dahi yapılıyor. En son geçtiğimiz Kasım 2013’te Amerikan kuvvetlerine bağlı İHA’lar Pakistan Hayber-Pakthunva eyaletinde bir medreseyi (Mekteb-i Daru’l Ulum) bombaladı, 6 öğrenciyi öldürdü. Bu türden saldırılar sıkça yaşanmaktadır.
Taşıyıcı ve emredici politikalarla empoze edilen modern eğitimin yol açtığı sorunlara karşı zaman zaman fiilî tepkiler oluşmakta, giderek eğitimin kendisi şiddet ve teröre gerekçe olmaktadır.
Bunun trajik örneklerinden biri Nijerya’da modern eğitimi yok etme amacıyla kurulan Boko Haram örgütüdür. Örgütün düzenlediği her kanlı saldırıda yüzlerce kişi hayatını kaybediyor. Ocak 2013’te Kano şehrinde düzenlediği saldırıda 143 kişi hayatını kaybetmişti.
Boko Haram Hatsa dilinde “(Batı) Eğitimi haramdır” anlamına geliyor. Mevcut eğitimi şiddet ve terörle ortadan kaldırmak mümkün değildir, alternatifler üretmek gerekir.
Türkiye’de devletin yürüttüğü sıkı markaj eğitim politikaları içinde iki eğitim mecrası dikkat çekiyor: Biri imam hatip liseleri, diğeri dünyaya yayılan Türk okulları.
Batı ve İslam mirasını bir araya getirmesi yönüyle imam hatipler önemli bir tecrübedir.
Hükümetin nicel olan yanında kaliteyi artırmaya dönük faaliyetleri sevindirici. Türk okulları ise Türkiye’nin küresel sürece sunduğu yegâne katkı. Okullar hem gayet başarılı, hem dünya ölçeğinde saygınlığa sahipler.
Son dershane tartışmasında her iki mecrayı karşı karşıya getirmek isteyenler çıktıysa da, kişisel olarak imam hatipler ile Türk okulları arasında herhangi bir karşıtlığın olmadığını düşünüyorum, aksine her iki model de kendi mecralarında akıp gider, böyle olması da güzeldir.
Dershaneler dolayısıyla malını, emeğini Türk okullarına harcayan bazı insanlarda belli belirsiz bir kaygı oluştu. “Acaba dershanelerden sonra okullarda mı gündeme gelecek?” diye istifhamlar belirdi. Hükümet çevrelerinin böyle bir ihtimali akıllarının ucundan geçirdiklerini sanmıyorum.
Fakat kaygı sebepsiz değil. “Demokratik örgütler” adı altında bir araya gelen 72 sözde kuruluş, 28 Şubat’ın karanlık günlerinde muktedir darbecileri bu okulları kapattırmak üzere harekete geçmişlerdi.
Yayınladıkları bildirilerinde şöyle diyorlardı: “Tarikat okulları ve yurtları devletleştirilerek buralarda cumhuriyete düşman öğrenci yetiştirilmesine son verilmelidir. Çocukların ve gençlerin tarikatçıların pençesine düşmesini önlemek için devlet yeteri kadar yurt açmalıdır.” (21 Temmuz 1997, Cumhuriyet.) Tuhaf bir biçimde son tartışma bu korkuyu depreştirdi.
Okullar, dershaneler, okuma salonları, etüt evleri büyük emeklerin ürünüdür. Gelişme dinamikleri “iyi insan yetiştirme ideali” ve fedakâr insanların cehdidir. Bir olay var ki gerçekten çok duygulandırıcı.
Güney Kore’de okul açmak isteyen arkadaşlardan 1000 kişilik bir sivil kuruluş adına müracaat etmeleri istenir.
Müracaat 1000 kişi adına yapılabilirse hem okul kurmak hem malî yardım almak mümkün olacak. Ne var ki Türk ekibi 400 kişi bulabiliyor.
Yetkili, müracaat dilekçesine bakar ve “Bu kuruluş 400 kişilik, mevzuatımız 1000 kişiyi şart koşar.” deyince o anda adeta ilhamla arkadaşımız “Diğer 600 kişi bu topraklarda şehit olarak yatmaktadırlar.” der. Yetkili çok etkilenir, müracaatı kabul eder.
Sistem üzerinde uzun uzadıya imal-i fikr edelim; devlete belli düzeylerde “öğretim” misyonu verirken topluma “edeb ve terbiye” veren, “eğiten aktör” olmaktan çıkarmanın yollarını arayalım. O güne kadar eldekileri heba etmeyelim. “Hayırlarda yarışıp” birbirimize şefkatli davranalım.
http://www.zaman.com.tr/full-name/egitimde-iki-mecra_2178841.html sayfasından alınmıştır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder